Sezon başladığında daha önceden tanıdığın ama bilmediğin yeni takım arkadaşların olur. Yeni bir staff. Ya da tam tersi tanıdık ve tanımadıkların olduğu bir grup. Adı “takım” dır lakin siz sadece grupsunuzdur. Amaç zaman içinde takım olmaktır ve bu sadece oyunla olamaz. Sanki hiç bitmeyecekmiş gelen o atletizm antrenmanları, kondisyoner ile yapılan “abi iyi olursa indirim var mı?” pazarlıkları. Fitness antrenmanları, salona geçiş, hazırlık maçları, kupa maçları derken hoş geldin yeni sezon maçları.
Üstte ki paragrafta yazılanlar matematiksel gerçekler ve bunlar hep olur. Belki sıralaması farklı belki de aynı. Basketbol öyle güzel bir spordur ki içinde duygu vardır. Bazen dışa vurulur bazen vurulmaz ama anlarsınız…
Ve işte;
Öyle anlar gelir ki, o maçın primini kendinden çok eşi yeni doğum yapacak olan takım arkadaşın için istersin ve onun için oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, o maçı çocuğunu maçtan bir gece önce hastaneye kaldıran arkadaşınız için oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, o maçı, maça annesi babası gelen ve maçın çıkışında takım arkadaşınızın başı önde onların yanına gitmesin diye oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, o maçı bir akşam önce seni ailesi ile tanıştıran ve seni evinde ağırlayan takım arkadaşın için oynamak istersin,
Öyle anlar gelir ki, o maçı seni arabası ile her gün evine bırakan takım arkadaşın için oynamak istersin,
Öyle anlar gelir ki, her idmanda sana hayran hayran bakan ve bir gün senin gibi olmak için çok çalışıp gözüne bakan o genç takım oyuncusu çocuk, 2 dakika top oynasın diye oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, senin ile aynı pozisyonda oynayan takım arkadaşın, sen sayı atınca elindeki havluyu sallayıp senin adını bağırdığını duyunca, onun için oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, işler kötü gittiğinde çok sevdiğin antrenörün takımdan kovulmasın diye oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, takım arkadaşın hasta annesini görebilsin diye, extra bir gün izin alabilmek için oynarsın,
Öyle anlar gelir ki, sakatlanan takım arkadaşın hastaneye kaldırılırken gözlerin yaşlı, onun için oynarsın,
Her basketbol oyuncusu para kazanmak ve kendisinin ve ailesinin geleceğini düşünerek tercihler yapar ve basketbol oynar bununla beraber içinde o kadar güzel insan barındırır ki,
Bir saniye, bir an, geriye koşarken bench’te birini ya da birileri görür ve hatırlar, bir molaya gelirken “hadi be abi” sözünü duyar ve hatırlar, “aslan kardeşim” sözünü duyar ve hatırlar, bir mola çıkışı, “hadi abi son 5 dakika maç bizim” sözü anımsatır, kaçırdığın bir şut sonrası antrenörünün bakan güven dolu gözleri anımsatır ve;
BAZEN SADECE BENCH TE OTURANLAR İÇİN OYNARSIN!!!
Bench’te Oturanlar Önemlidir!